Stajyerlere mektup

Stajyerlere Mektup

Adana Barosu Staj Komisyonu Başkanı Oya Tekin’in mektubu

Adana Barosu’nun değerli stajyeri, kıymetli meslektaşım,

Öncelikle güzel bir gün diliyor, sevgilerimi sunuyorum.

Bildiğiniz üzere, 10 Aralık gününü içine alan hafta İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası olarak kutlanmaktadır. Bu önemli haftanın önemini vurgulamak, sizlere insan haklarına ilişkin birkaç küçük hatırlatmada bulunmak ve bir avukat olarak bu konuda sizden neler beklediğimizi belirtmek için kaleme alıyorum bu mektubu.

İnsan hakları, bireylerin salt insan olmakla kazandıkları haklardır. İnsanların, insan olarak taşıdıkları değerin sömürü, baskı, kıyım ve her türlü doğal güç karşısında, özellikle de devlet aygıtı karşısında korunması ilkesine dayanmaktadır. İnsan haklarının kaynağı, insan doğası ve bu doğanın özünde var olan insan onurudur. Tüm insanlar, insan olmanın bir gereği olarak, bu haklara din, dil, ırk, cinsiyet, toplumsal köken, ulusal aidiyet vb. hiçbir ayırım gözetilmeksizin eşit bir şekilde sahiptirler. İnsanın insana hükmetmesi, onu ezmesi insan onuruna yakışmayan ve kabul edilemeyecek bir davranıştır. Bu tür fenalıkların yapıldığı toplumlarda kavga ve çatışma eksik olmamıştır. İnsanlar arasında hak, eşitlik, adalet ve özgürlük düşüncesi yaygınlaştıkça bu konuyla ilgili mücadeleler de artmıştır.

Öte yandan, insan hakları evrenseldir. Zamandan, mekândan, ekonomiden ve kültürden bağımsız olarak insanın varoluşuyla birlikte vardır. Bu haklar, her şeyden önce devlet tarafından ihlal edilmemesi gereken haklardır. Bireyin bilhassa devlet karşısında ileri sürdüğü ve ondan ihlal etmemesini istediği haklardır. Buna göre, devletin en büyük sorumluluğu, bireyin doğuştan sahip olduğu temel hak ve özgürlükleri güvenceye almaktır. İnsan hakları yükümlülüklerine saygı, hukukun üstünlüğüne dayanan demokratik rejimlerin temel ve vazgeçilemez unsurudur. Bu yükümlülük, terörle mücadele, kamu düzeni ve güvenliği gibi nedenlerle askıya alınamaz.

Demokrasi ve hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu ülkelerde insan hakları, anayasa ve yasalarla korunmakta ve bu konunun denetimi de bağımsız mahkemeler tarafından yapılmaktadır. Dolayısıyla, hakkının ihlal edildiğini iddia eden bir bireyin öncelikle hukuk yollarına başvurarak hakkını araması gerekmektedir. İşte tam da bu noktada biz avukatlara çok büyük görevler düşmektedir. Ülkemizin insan hakları yükümlülüklerine saygılı bir anlayışla yönetilmesini sağlamak ve insan hakları ihlalleri konusunda hak savunuculuğu yapmak biz avukatlara düşen önemli bir görevdir. Temel hak ve özgürlükleri sınırlamaya ve hatta ortadan kaldırmaya yönelik düzenleme ve uygulamalara son verilmesi için toplumumuzun bizlere her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var. Bunun için bütün gücümüzle mücadelemizi sürdürmek zorundayız. Ülkemizin insanları din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet, düşünce ve inanç farklılığına dayanan her türlü ayrımcı uygulamaya, insanlık onurunu zedeleyici her türlü kötü muameleye, yoksulluk ve eşitsizliklerin temeli olan her türlü sömürüye karşı durabilmek için bizim desteğimizi bekliyorlar.

Avukatlık zor ve güç koşullarda yapılan bir meslektir. Avukat ele aldığı sorunların hakkaniyete ve hukuka uygun çözümü için çaba harcarken mutlaka avukatlığın genel etik değerlerine ve temel ilkelerine uygun davranmak, bu esnada da insan haklarına saygılı bir tutum sergilemek zorundadır. Bu ilkelere uygun davranmak ve insan haklarını korumak hepimizin en başta gelen görevidir. Bu görevi yerine getirirken bilmeliyiz ki; hiçbir kişi ve kurum Anayasa’da ve Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları sözleşmelerinde öngörülen temel hak ve özgürlüklerin olağan zaman için öngörülenden daha fazla sınırlandırılmasına yol açacak önlemler alamaz. Terörle mücadele veya kamu güvenliği kapsamında yürütülen tüm faaliyetlerin iç hukuk ve uluslararası hukuktan doğan insan hakları hukuku yükümlülüklerine göre planlanması ve uygulanması gerekir. İnsan hakları hukuku devletlere, yetki alanındaki insanların hayatlarının ve vücut bütünlüklerinin tüm siyasal amaçların önünde tutulması hukuki sorumluluğunu yüklemektedir.

Toplumumuzun ve meslek üstatlarınızın sizden beklediği şeyler var. Bu beklentiler elbette ki ülkemizin daha ileri bir seviyeye ulaşmasını sağlayacak şeyler. Her bir genç meslektaşımın, eşitlikten, adaletten, barıştan yana bir avukat olmasını; ezilenlerin yanında durmasını; temel hak ve özgürlüklerden, insan haklarından asla taviz vermemesini; her türlü ayrımcı uygulamaya ve kötü muameleye karşı durmasını; ötekileştirilmiş ve eşitsizliğe sürüklenmiş toplum kesimlerinin hak ve özgürlüklerini savunmasını; doğanın ve çevrenin korunmasından yana olmasını; savaşa karşı durup, ölüme karşı yaşamı savunmasını; din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet, düşünce ve inanç farklılığına dayanan her türlü ayrımcı uygulamaya, insanlık onurunu zedeleyici her türlü kötü muameleye karşı çıkmasını ve temel insan hakları ilkelerine her zaman yürekten bağlı bir insan hakları savunucusu olmasını temenni ediyorum.

Sizlerden beklenen ve yukarıda kısaca saymaya çalıştığım tutum ve davranışları geliştirebilmeniz için ilk yapmanız gereken şeyin hukukun üstünlüğü ve demokrasi değerlerini ilke edinmiş bir hukukçu olmaya çalışmak olduğunu asla unutmayın. Bu değerlerin ülkemize yerleşmesi için her avukatın çaba göstermesi gerek. Aksi halde hukukun ve adaletin adının bile anılmadığı bir yer olma yolunda hızla ilerleyen bu memlekette hepten hukuksuz kalacak ve temel hak ve özgürlükleri bütünüyle yitireceğiz.

Sözlerime son verirken, hepinizin insan haklarını ve temel özgürlükleri savunmak konusunda elinizden gelen gayreti göstereceğinize olan inancımı belirtmek istiyorum.

İçten sevgi ve saygılarımla…

Av. Oya TEKİN
Adana Barosu Staj Komisyonu Başkanı

Av.Oya Tekin’i sosyal medyada da takip edin.

Ben, avukat Oya Tekin.

Meslekte geçirdiğim 25 yıl boyunca üyesi olmaktan gurur duyduğum Adana Barosu’nun, mevcut gücüne güç katmak ve bu yolda elimden gelen gayreti göstermek için baro başkanlığına adayım.